"Kırlangıç Zamanı" kitabının üçüncü öyküsü Güzel Gözlü Halime” adıyla karşılar bizi. Hikayedeki Halime, insana değil eşeğe verilmiş bir isimdir. Babasının deyimi ile bu hikaye, küçük Zeyno’nun hikayesidir...


Bölüm 3 - Güzel Gözlü Halime 




Annesi, Zeyno’yu o yıl köydeki okulundan almak istiyordu. Çünkü köy okulundaki eğitimi, köksüz ve yararsız buluyordu. Sonra öğretmenler sürekli değişiyordu. Ders saatlerinde sınıfa kuzular, keçiler giriyordu. En son, komşunun oğlu Ali , eşekleri Halime’yi öğretmen kürsüsüne bağlayınca Zeyno’nun annesi çileden çıktı ve okul değiştirme kararını kesinleştirdi.


Bu kızı böyle heder edemem ben burada

 

Zeyno’nun babası ise gayet rahat ve güleçti.


Zeyno kızım söyle, Halime çok anırıyor mu sınıfta?

 

“Yok baba, öyle uslu uslu bize bakıyor”


Buraya kadar olan kısımda babanın umursamaz ve annenin canı dişinde, azimli bir insan olduğunu görebiliyoruz. Anne, bu vurdumduymazlığa dayanamayıp bir sabah, erkenden Zeyno’nun elbiselerini bir sepete doldurmuş diğer sepete de peynir, zeytin, yufka, ekmek, salça ile yola koyulmuştur. İzmir’e Nazire Hanım’ın yanına gideceklerdir. Zeyno’yu oradaki okullardan birine kaydetmek üzere yola çıkmışlardır.








Yola çıkmak için mutlaka kahvenin önünden geçilmelidir. Kahvenin önünden geçerken babası, nereye? Der gibi iki yana açılmış, annesi hiç oralı olmamıştır. Lakin Zeyno, küçük bir bakış atmış babası ile göz göze gelmiş ve gülümsemiştir.




Babam evin dertleriyle pek ilgilenmezdi ama yine de babaydı işte. Mis gibi kokan göğsünde uyuya uyuya büyümüştüm.

 


İzmir’e  varılınca yapılan ilk iş Zeynep’i okula yazdırmak olmuştur. Ardından anne ve kızı, Nazire Hanım’ın evini aramaya koyulmuşlardır. Nazire Hanım, annesinin öğretmendir. Zeynep’i okutmak üzere ondan yardım isteyecek onun evinde kalacaklardır. Nazire Hanım, emekli olunca İzmir'e yerleşmiştir. Annesi ile öğretmeni, zaman zaman mektuplaşmış, mektuplarında kız çocuğunun armağan olduğunu ve mutlaka okutulması gerektiğini yazmıştır. Bu sözler üzerine Zeynep’in annesi, Nazire Hanım'a oldukça güvenmektedir...








Anne ve kız, Nazire Hanımın evini bulurlar bulmasına ama Hanım, 1 hafta önce vefat etmiş, bunu da oradaki komşulardan öğrenmişlerdir. Zeynep’in annesinin tek güvencesi bu kapıdır, her şeye rağmen şöyle der:



Seni o okula yollayacağım ben



Zeynep’in annesinin müthiş azmine hayran kalıp onun mücadelesine şahit oluyor ve kaldığımız yerden hikayemize devam ediyoruz.


Zeynep'in annesi, karşılarındaki ilk bakkalın telefonundan eşine ulaşıp İzmir’de iş aradığını ve burada, kızını okutmak için bir ev tutacağı haberini veriyor. Babasından tarlaya sahip çıkması isteniyor. Zeynep’in annesi, kendi ayakları üzerinde durabilecek ayrıca sevdiği kızı uğruna bütün beşeriyeti karşısına alabilecek bir kudrete ve azme sahiptir…







Olaylar tam da bu şekilde gerçekleşemiyor. Babası, köyden kalkıp ailesini buluyor. Yadigarı altın sigara tabakasını satıp ihtiyaç duydukları bir ev, ardından da kalemler, önlükler, defterler satın alıyor. Babası, annesine köye gitmesini ayda bir nevale getirmesini söylüyor. Annesi, tarlalara sahip çıkmak üzere köye dönüyor. Vakit hızla geçiyor, babası kahvehanede bir iş buluyor. Zeyno’yu okul dönüşlerinde doyurup işe gitmezden evvel, kızını koynunda yatırıp kitap okuyor. Annesinin her gelişinden babası, kara eşek Halime’yi soruyor. Eşek yerli yerinde ve yaramazdır deniliyor, babası gülmekten kendinden geçiyor. Zeynep, kara eşeğe teşekkür ediyor, babasıyla onu çok sevdiklerini söyleyip ekliyor, o olmasaydı İzmir’de okuyamazdım…








Benim bu hikayeden kaptığım mesaj, birinci hikayeden kaptığım mesaj ile paraleldir. Hayatımızın belirli bir alanında karşımıza çıkan felaketlerimiz, bizim kurtuluşumuza sebep olabilmektedir. Eşek, gösterilen doğrultuda ilerler ve kendi halinde ot yemektedir, nereden bilecektir Zeynep’in hayatını değiştirdiğini? Hikayenin oluşumu ve gelişiminde annenin inanılmaz özverisi, hikayenin var oluşunu etkileyen başlıca duygudur. Baba, bu hikayede yalnızca ailesinin bulunduğu şartları onaran ve tamam eden kişidir. Baba, sığınaktır. Anne ise özveri. Baba, ne kadar kaygusuz olsa dahi bu hikayenin tamam olmasında önemli bir roldedir. İşçi babanın azimkar eşi ve biricik kızları Zeynep’in dönüm noktası olan kara eşek Halime’nin hikayesi böyle tamamlanır.